Mükellefler ve Mali Müşavirler Açısından Etkileri
Yüksek enflasyon ortamında mali tabloların gerçeğe uygun sunulabilmesi amacıyla yeniden uygulamaya alınan enflasyon muhasebesi, yapılan son düzenlemelerle birlikte belirli dönemler için uygulama dışı bırakılmıştır. Bu karar, özellikle bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde önemli muhasebesel ve vergisel sonuçlar doğurmuştur.
Enflasyon muhasebesinin kaldırılmasıyla birlikte;
-
Parasal olmayan kalemlerde düzeltme yapılmayacak
-
Enflasyon fark hesapları oluşmayacak
-
Vergi matrahı, nominal değerler üzerinden hesaplanacaktır
Bu durum kısa vadede uygulama kolaylığı sağlasa da, yüksek enflasyon koşullarında mali tabloların gerçek durumu yansıtması açısından soru işaretleri yaratmaktadır.
Mali müşavirler açısından en önemli risk, mükelleflerin kârlılık algısının bozulması ve ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek ani vergi yükleridir.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) – Kurumlar Açısından Güncel Durum
Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemi, döviz kurundaki dalgalanmalara karşı TL’yi korumak amacıyla hayata geçirilmişti. Ancak son dönemde alınan kararlarla birlikte kurumsal firmaların KKM hesaplarına yönelik teşvikler daraltılmış, yeni açılışlar sınırlandırılmıştır.
Bu kapsamda;
-
Kurumların KKM hesapları cazibesini önemli ölçüde yitirmiş
-
Vergisel avantajlar azaltılmış
-
TL mevduata yönlendirme politikası ön plana çıkmıştır
KKM’den çıkış sürecinde şirketlerin;
dikkatle değerlendirmesi gerekmektedir.
Mali müşavirlerin bu süreçte mükelleflerini kur riski, vergi etkisi ve nakit yönetimi konularında doğru yönlendirmesi büyük önem taşımaktadır.